Page 1 of 8
1 2 3 8

Nedir Bu Minimalizm?

Minimalizm, hayatımıza 1960’lı yıllardan gelen bir akım aslında. Bu akım, çok eskilerden müzikte ve görsel sanatlarda konu olarak karşımıza çıkmış, günümüzde farklı boyutlara taşınmış. Bugun ise hayatımızda var olan herşeyin konusu olmuş minimalizm.

Sadeleşmek, sadeleşmek ve sadeleşmek.. İnsan telafuz ederken bile rahatlıyor değil mi? Bugün yaşadığımız tüketim çılgınlığının ortasına çiçek gibi doğmuş bu akım.Herkes bu kalabalık ve ihtiyaç duymadığı objelerden o kadar sıkılmış olacakki son zamanlarda fazlasıyla duyuyoruz bu sözcüğü.

Evimiz 30 kazak, 20 pantolon ve aslında sayısını tam olarak bilemediğimiz kıyafetler, eşyalar ve ıvır zıvırlarla dolu. Oysaki biz bunların sadece en sevdiğimiz parçalarını belki 2- 3 kıyafetle mevsimi kapatıyoruz. Sonra yazlık kışlık ayrımı yaparken yeni ya da belki kullanırım dediklerimiz hoop tekrar dolaba giriyor. Sonuç, eşyaların üstümüze üstümüze geldiği bir dolap.

Peki sadeleşmek sadece bu kalabalıktan kurtulmak mı? Tabii ki değil, verdiği rahatlık hissi, psikolojinizi de etkileyecek. Hani bahar temizliği yaptığınızda kahvenizi alır bir oh çekersiniz ya bu his biraz ona benziyor. Tüm bu kalabalıktan kurtulmak ruhunuza iyi gelecek.

Nereden başlamalı?

Önce bir gruplama yapmalısınız. Her bir grup için 1 gününüzü ayırabilirsiniz. Atılacaklar, ihtiyacı olan kişilere verilecekler ve satılacaklar olarak ayırabilirsiniz.

1.Kıyafetler

Bu grup sanırım en fazla vaktinizi alacak bölüm. Kazak, gömlek, pantolon.. Bunların hepsini kendi içinde ayrı ayrı değerlendirmek gerek. Daha hızlı karar vermenizi kolaylaştıracaktır.

Okumaya Devam Edin →

Hey! Ben Geldim!

Ali Selim

Uzun zaman oldu buralara gelmeyeli.. Tabii ki haklı sebeblerim var. Ali Selim’imiz sağlıkla geldi kucağımıza..Annelik harika bir duygu evet.. Ama ben şimdi annelik şöyle güzel böyle güzel kısmını geçiyorum, bunu anne olanlar biliyor, olmayanlar da tahmin edebiliyor zaten..

İlk aylar bizim için bir alışma evresiydi. Kendimi sadece hamileliğe odaklamıştım ve doğduğunda ne olur ne biter en ufak bir düşüncem yoktu. Doğumdan sonra ben de yeni bir hayata gözlerimi açtım.Mantıklı mantıksız yakınmalarım, fazlaca tedirgin hallerim hepsi geçti. Zaten herşey geçmiyor mu bir gün? O her gelişim gösterdiğinde farklı bir yola giriyoruz birlikte.. Farklı bir şey öğreniyoruz.

Şimdilik pek kolay bir bebek değil Ali Selim.. İlk aylardaki gaz problemlerimizin geçtiğini düşünürsek şu an en ballı aylardayız aslında. Kimilerine göre de daha zor zamanların bizi beklediği aylar..Yine de bir yere bıraktığımda kendi kendine takılan bir bebek asla değil.. Sonsuz ilgi aşığı ve kucaktan inmek istemeyen bir tosbik kendileri. Evet fazla yoruluyorum. Bazen yapamayacakmışım hissine kapılıyorum, sonra sabah oluyor, bana sadece gülümsüyor ve ben herşeyi unutuyorum. Annelik dedikleri şey tam olarak bu demekki diyorum. Anneliğin değeriyle ilgili söylenen o cümleler bir zamanlar öylesine boş gelirken yavaş yavaş dolu hale gelmeye başlıyor. O güzel yüz, yaşam sevinci ve umut veriyor. Ben sağlıklı olmalıyım ki o da olmalı diyorum. Okumaya Devam Edin →

Minik Satman’dan Mektup Var!

Sevgili Babacım,

Sana şu an ilk kez hitap ediyorum ve gerçekten çok güzel bir duyguymuş. Baba diyince  kendimi fazlaca güvende hissediyorum, doğduktan sonra bu daha çok artacak sayende.

Orada havalar nasıl bilmiyorum ama benim keyfim yerinde.. Annem sağlıklı beslendikçe acayip mutlu oluyorum. He bir de beraber gülüp kahkaha atıyorsunuz ya ben de yerimde duramıyorum. Sizi hissedebildiğim gibi bir an önce de görmek istiyorum. Elini annemin karnına koyduğunda o an deli gibi hareket ediyorum ama siz henüz hissetmiyorsunuz. O anları da iple çekiyorum.

Senden çok şey öğreneceğim biliyorum. Hiç bilmediğim kelimelerin anlamlarını, çok sevmeyi, saygılı olmayı, insanlara ve hayvanlara merhametli olmayı, birazcık anneme yardım etmeyi, çok çalışmayı ve en iyisini yapmayı, başarabileceğime inanmayı senden öğreneceğim. Pazartesi günleri soğuk olmazsa seninle maça bile geleceğim. Annem biraz söylenecek ama ikimiz pekala gönlünü alabileceğiz.

Biraz vakit var ama ben inşaallah yakında gelip sizlerin yaka iğneniz olacağım.

En minik Satman..

 

Bu yazı şu şekilde girildi Bebek and tagged , , .

Ailemiz Büyüyor!

Hissettiğim duyguları burada ne kadar aktarabilirim bilmiyorum ama gelişini heyecanla bekliyorum. Sanki zaman hiç geçmiyor gibi.. Bir an önce kokusunu içime çekmek için sabırsızlanıyorum.

Soğuk bir Cumartesi sabahı  hemen bir test yaptım. Pozitifi gördükten sonra gördüğüme hiç inanamadım. Koşa koşa hastanenin yolunu tuttum. Gökhan’ı da heyecanlandırmamak için ona kuaföre gideceğimi söyledim:) Ama tabiiki her zamanki gibi hissetti o.

Hastaneye gittiğimde makinalarındaki arızadan dolayı testin sonucunu tam 3 saatte aldım. O saatler hiç geçmedi. O geçmeyen saatlere hastanede piyanistin ilk dans müziğimizi çalması da  eklenince benim gözler şelale.. Bu kadar çabuk hamilelik hormonlarım tavan yapması inanılmazdı.

Sonunda sonuç kağıdını elime aldım. Değerleri görüyordum ama altında yazan pozitif yazısını göremiyordum. Danışmadaki kadına sorduğumda büyük bir soğukkanlılıkla pozitif dedi kağıdı bana uzattı. O duygusuzluğunu hiç unutmayacağım kadın 🙂 Tabii ki benle aynı mutluluğu yaşayamazsın ama bir gülümse yani söylerken di mi?

Elime verilen o sonuç kağıdını bir an önce Gökhan’a götürmek istedim ve eve giderken o yol hiç bitmedi. Sanki o haberi ona verememe korkusu, daha bir sürü duygular.. Saniyesine değişen duygular.. Okumaya Devam Edin →

Bu yazı şu şekilde girildi Bebek, Genel and tagged , , .

Saklama Rehberi

                                          

Besinlerin kullanım ömrünü nasıl uzatabileceğinizi biliyor musunuz? Peki ya onları ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi? Eğer siz de benim gibiyseniz, birkaç temel gıda dışındaki hiçbir besin için net bir fikriniz olmadığına eminim. En basitinden, sizce elma ne kadar bir süre saklanabilir? Lezzetini, sertliğini ve tazeliğini yitirmemesi için ne yapmak gerekir? Oturup her besin maddesi için internette araştırma yapmanıza gerek yok: http://saklamarehberi.com, tüm bu bilgilere tek bir kaynaktan ulaşmanızı sağlıyor.

Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma tarafından hazırlanan (ve tamamen ücretsiz şekilde kullanılabilen) sitede; hamur işleri, süt ürünleri, meyveler, sebzeler ve et ürünleri ile ilgili merak ettiğiniz her bilgi yer alıyor. İlk olarak, tüm bu besinlerin ideal kullanım sürelerinin ne olduğunu, daha sonra da bu kullanım süresini nasıl uzatabileceğinizi öğreniyorsunuz. Tahmin edebileceğiniz gibi, derin dondurucu kullanmak tüm gıda maddelerin daha uzun süre dayanmasını sağlıyor. Ancak, örneğin karidesi derin dondurucuda saklayabilir misiniz? Peki ya yazın aldığınız, lezzetli ve sulu bir karpuzu derin dondurucuya koyup, kışın yiyebilir misiniz? Tüm bu soruların ve çok daha fazlasının cevaplarını Saklama Rehberi web sitesinde kolayca bulabiliyorsunuz. Hepsi bu kadar değil: Sitenin “Alternatif Bilgiler” bölümünde, evde kolayca hazırlayabileceğiniz birbirinden lezzetli tarifler yer alıyor. Evde nasıl mocha yapabileceğimi, meyvelerin kararmasını nasıl önleyebileceğimi, hatta unsuz kekin nasıl yapılacağını bile öğrendim. Laf aramızda, kot pantolonların derin dondurucuda temizlenebileceğinin de haberdar oldum! (Kotu fırçaladıktan sonra bir poşete koyup derin dondurucuda 1 gün boyunca bekletiyorsunuz.  Şaşırtıcı, değil mi?)

Türkiye’nin ilk gıda saklama rehberi olan http://saklamarehberi.com, beni şaşırtacak ölçüde bir içeriğe sahip ve her birini okumaktan büyük keyif aldım. Eğer sizin de bir derin dondurucunuz varsa, bu siteyi muhakkak ziyaret etmelisiniz. Derin dondurucunuz yoksa bile gıdaları nasıl daha sağlıklı tüketebileceğinizi, ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi ve basit, pratik, lezzetli tarifler ile ipuçlarını Saklama Rehberi web sitesinden öğrenebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Bu yazı şu şekilde girildi Diğer and tagged , .

Faralya Zakros Hotel Lykia

 

Henüz yeni bahar kapıyı çalmışken yazı özleyenlerden değil misiniz siz de? Ben özledikçe, yazı anlat anlat bitiremeyeceğim. Bu yaz tatilimizi noktaladığımız Fethiye Faralya’da bulunan o kendine has bölgede kurulu Zakros Hotel’den bahsedeceğim.

Epeydir Fethiye’ye gitmeme rağmen yanıbaşındaki cenneti görememişim. Faralya’dan bahsediyorum. Özetle küçük bir kasaba diyebiliriz buraya. İnsanın ömrünü uzatan doğası, turkuaz denizi, bir tarafta yemyeşil ormanları, köy evleriyle bambaşka bir yer burası. Kışın da burada yaşayan insanlar o kadar şanslı ki..

Ölüdenizden sonra yaklaşık yarım saat süren tepelere çıkıp sonrasında inişe geçilen çift şeritli kenarı uçurum ve deniz manzaralı yerlerden çığlıklarla geçtikten sonra bu güzelliğe kavuşuyorsunuz 🙂 Tabii bu arada müsait yerlerde durup fotoğraf çektirmemezlik yapmayın.

Burada 16 bungolow bulunuyor. Odaların hepsi denizi tüm mükemmelliğiyle görüyor. Odanın kapısı açık yatabilirseniz uyandığınızda karşısınızda göreceğiniz şey ilk deniz oluyor. Tabii ki odanıza tavuklar girmemişse:) Bence balayı için Maldivlere gitmenize hiç gerek yok 🙂 Okumaya Devam Edin →

Datça Aktur Kamping

İlk kamp deneyimlerimizden bahsedeceğim şimdi size.. İlk defa kamp yapacağımız için 1 haftalık tatilimizin hepsini kullanmak istemedik. Çünkü bu tatil çeşidinin zor olacağını tahmin edebiliyorduk. Biz önce 2 gün Bozcaada otel konaklamalı, daha sonraki 3 gün ise kamp yaptık. Bozcaada’daki keyifli tatilimizle ilgili ayrıca bilgi vereceğim.

Gittiğimiz yerin adı Aktur Datça Kamping. Sırt sırta vermiş iki koyun tam ortasında bulunuyor. Burası, son derece düzgün insanların toplandığı, sessiz sakin, doğayla başbaşa kafa dinlemelik bir yer. Çadırınızı kurmanız için geniş bir alan veriliyor size. Hemen yanında 3’lü priziniz ve küçük bir musluk bulunuyor. Hemen yanınızda elektrik olması büyük bir kolaylık. Telefon şarj problemi hiç ama hiç çekmedik bu sayede.

Birazcık yürüme mesafesinde wc ve duş yerleri bulunuyor. Temizliği orta derece diyebilirim. Oldukça kalabalık bu kamp alanında normal belki de otellerdeki banyolar gibi olmaması.. Hemen yanında da yemeklerinizi pişirebileceğiniz mutfaklar bulunuyor. Burada hem yiyeceklerinizi pişirebilir, hem de bulaşıklarınızı yıkayabilirsiniz. Yiyeceklerinizi de hemen yanında bulunan Mjetten alabilirsiniz. Mjet burada bir cam simidi görevinde.. Biz ocak getirdiğimizden mutfağı pek kullanmadık. Hemen çadırın yanında yemek yapmak daha bir kolay geldi bize. Yemek yapmak istemezseniz restoranttan da yiyebilirsiniz. Bunun yanında çamaşır yıkama ve ütü odası da bulunuyor. Okumaya Devam Edin →

Kamp İhtiyaç Listesi

Evet bu yaz daha önce hiç deneyimlemediğimiz bir tatil planı yaptık. O ne mi? Kamp 🙂 Gökhan da ben de her yıl ultra herşey dahil otellerde kalmaktan daha çok yatmaktan oldukça sıkılmıştık 🙂 Sabah uyan kahvaltını yap, denize gir, koştur koştur snack büfelerine git, sonra süslen püslen restauranta in, biraz halin kalırsa gece eğlencesi.. Bu rutinin 5 gece sürdüğünü düşününce eskisi gibi tatiller heyecan vermemeye başlamıştı ve biz buna bir ara vermeliydik 🙂 He bakarsınız biz yine 5 yıldızlı otellerde şımartılmak isteriz yine bizi oralarda görebilirsiniz fakat bu her yıl olmayacak gibi 🙂

Sonra başladık blog blog gezmeye. Akşamları youtube izleyip kamp nerelerde yapılır, giderken ne götürmeli herşeyi idik didik ettik. Bazı zamanlar izlediğimiz şeyler, bize acaba bile dedirtti aslında ama sonra bu tatil şeklini mutlaka deneyimlememiz gerektiğini, bir şey kaybetmeyeceğimizi düşündüm.

Bir hafta sonu kendimizi Decathlon’da bulduk. Neler mi aldık? Haydi sıralıyorum. Okumaya Devam Edin →

Hem Serinleyin, Hem de Enerji Tasarrufu Yapın

Eğer bu sıcak havalarda vantilatör ile serinlemeye çalışıyorsanız baştan söyleyeyim: Boşuna uğraşıyorsunuz. Sıcak havayı bir noktadan diğerine taşımak, serinlemenizi sağlamıyor ve vantilatörler de tam olarak bu şekilde çalışıyor. Gelin gerçekçi olalım: Hava sıcaklığının zaman zaman 40 dereceyi aştığı bu aylarda, serinlemek için klima dışında bir seçeneğiniz yok. Ancak klima satın almak o kadar kolay bir iş değil: Hem enerji tasarruflu, hem uzun ömürlü ve hem de yaygın bir servis ağına sahip olmalı. Servis ağı özellikle önemli, yoksa hem montaj, hem de bakım için epey bir beklemek zorunda kalıyorsunuz! Piyasadaki klima modellerine bakın: Tüm bu özelliklere sahip olanların sayısının çok az olduğunu, onların da fiyatlarının neredeyse bir servet düzeyine yaklaştığını göreceksiniz. Neyse ki Uğur Soğutma’ya ait UIS 18 klima modeli, her bakımdan mükemmel bir seçenek olmayı başarıyor.

UIS 18’in bu denli iyi bir seçenek olmasının ilk nedeni, enerji tasarrufu. Hem A++ enerji sınıfına giren ve hem de inverter teknolojisini kullanan klima modellerinin sayısı oldukça azdır. UIS 18 ise, bu teknolojileri bütçeyi zorlamayacak fiyatlar ile sunuyor. Inverter teknolojisi sadece enerji tasarrufu değil, kullanım ömrünü de uzatıyor. Zira klima kompresörü, bu sayede yalnızca gerektiği zaman çalışıyor. Yenilikçi teknolojilerin kullanılması sayesinde, UIS 18 bekleme modundayken yalnızca 1W elektrik harcıyor. Bu inanılmaz bir oran, zira neredeyse %80 oranında bir enerji tasarrufu yaptığınız anlamına geliyor.

Yenilikçi teknolojiler sadece inverter sistemi ile sınırlı değil: Akıllı soğuk hava üfleme özelliği, ortam sıcaklığını yavaş ve doğal bir şekilde istenen dereceye getiriyor. Follow Me özelliği, kumandanın bulunduğu bölgeye göre ısıtma ve soğutma yapabilmesin sağlıyor. İyonizer ve bio-filtre özellikleri sayesinde de, sadece serin değil, temiz bir havaya sahip olabiliyorsunuz. Elektrik kesintilerini de dert etmeyin: UIS 18, enerji geldiğinde otomatik yeniden başlama özelliği sayesinde size iş düşmeden her şeyi otomatik olarak hallediyor. Farklı BTU seçenekleri mevcut olduğu için, size en uygun olan modeli Uğur Soğutma yetkili servisleri aracılığı ile tespit etmenizi tavsiye ederim. Daha sonra, https://satis.ugur.com.tr adresinden uygun fiyatlar ve 12 taksit avantajıyla siparişinizi hemen verebilirsiniz.

                                     

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Estee Lauder Double Wear Fondöten

Size şimdi çok severek kullandığım yeni fondötenimden söz edeceğim. Evet bu ürünle birlikte yıllardır vazgeçemediğim Clinique marka ürünün pabucu dama atıldı diyebilirim. Daha az makyaj yapmak istediğim günler elim yine ona gidiyor kabul..

Şimdi bu ürünün özelliklerini  sıralayalım. Öncelikle yağlı ciltlere son derece uygun ve en en önemli etkisi ise son derece kalıcı görünmesi. Kalıcı olmasının yanında da müthiş bir doğallık sağlıyor. Bunun yanında cildinizde porselen bir görüntü sağlıyor. Okumaya Devam Edin →

Page 1 of 8
1 2 3 8